Afyon'da 8 kişiyi öldüren Arif Sefa Özdemir seri katil mi, amok koşucusu mu? 35 yaş kritik eşik!
Özet haber: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Afyonkarahisar’da dün yaşanan esrarengiz olaylar, tek bir kişinin silahlı saldırısı olduğu anlaşılana kadar 5 kişiyi hayattan kopardı. Arif Sefa Özdemir isimli saldırgan pompalı tüfekle geçtiği güzergâhtaki kişileri ‘başından vuruyordu’.

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Afyonkarahisar’da dün yaşanan esrarengiz olaylar, tek bir kişinin silahlı saldırısı olduğu anlaşılana kadar 5 kişiyi hayattan kopardı. Arif Sefa Özdemir isimli saldırgan pompalı tüfekle geçtiği güzergâhtaki kişileri ‘başından vuruyordu’. Başta ölenler arasında bir bağ olup olmadığı şüphesi baskın gelse de, bu kişilerin Afyon saldırganı ile bağlantısı da düşünülüyordu. Saldırgan toplam 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladı. Yakalandığında ise güvenlik güçleriyle çatışıp 2 jandarmayı hafif yaraladı. Afyon’da başlayan cinayetleri, gasp ettiği arabayla çamura saplanana kadar sürdüren saldırgan, daha sonra Kütahya’ya kadar kaçmayı başarmış ve sonunda Eskişehir'de yakalanmıştı. Ancak bu saldırganın motivasyonunun ne olduğu, seri katil olma ihtimali de akıllarda yer ediyordu. Türkiye'deki seri katilleri ve seri cinayetlerin karanlık noktalarına temas eden gazeteci yazar Sevinç Yavuz, Afyon saldırganına ilişkin ‘amok koşusu’ şüphesini Milliyet.com.tr’ye anlattı.
SERİ KATİL Mİ, AMOK KOŞUSU MU? ‘EN ÇOK ÖRÜMCEĞE BENZERLER’
Türkiye'nin suç tarihine ‘Otoban Katilleri’ diye geçen Yiğit Bekçe (29) ve Mehmet Karahasan (24), 20-23 Ekim 2006 tarihlerinde 52 saatlik zaman diliminde 6 farklı şehirde 7 kişiyi öldürmüş, 2 kişiyi de yaralamıştı. Bu katiller başta ‘seri katil’ mi diye düşünülse de, aslında birer ‘amok koşucusuydu’. Peki ama ‘amok koşusu’ tam olarak ne? Seri katil ile farkı nerede başlıyor? En önemlisi de dün Afyon’da yakalanan saldırgan 8 kişiyi öldürürken bir amok koşusu içinde miydi? Amok koşusu, bir bireyin ani bir şekilde çılgınlık, öfke ya da cinnet benzeri bir ruh haline girmesiyle başlayan ve önüne çıkan her canlıya rastgele saldırması veya öldürmesiyle karakterize olan, geçici bir şiddet patlaması ve 'amok sendromu' durumu olarak tanımlanıyor. Kökeni Malay kültürüne (Güneydoğu Asya) dayanan amok koşusu, modern tıp, psikiyatri ve edebiyatta derin bir yer etmişti. Antik Malay toplumlarında, ağır bir hakarete uğrayan, derin bir utanç veya çaresizlik yaşayan erkeklerin, içine düştükleri ruh halinden çıkamayarak pompalı tüfek ya da kılıçlarla sokaklara fırlayıp önlerine çıkan canlıları katlettiği durumlar için kullanılırdı. Genellikle koşu, saldırganın öldürülmesi ya da intihar etmesiyle sonuçlanıyordu. Afyon saldırganı bir amok koşusu içinde miydi? Sevinç Yavuz şöyle anlattı:
Alıntı Metni
KATLİAM ARZUSUNDA KATİLİN YAŞI ETKİLİ Mİ? BİR VİRÜS OLABİLİR: ‘20’LER KRİTİK, 35 EŞİK’
Afyon saldırganı 30 yaşındaydı ve aniden önüne geleni öldürme motivasyonuyla yüklenmişti. Aslında bu, yalnızca yaptığı saldırılar ve cinayetler ışığında söylenen ilk cümleydi. Saldırganın daha önce başkalarına ya da başka canlılara zarar verip vermediği henüz bilinmiyordu. Bir ruh ve sinir hastalığı var mı bilinmiyordu. Ancak amok koşusu söz konusu ise geçmişte ortaya atılan bir virüsten ya da 20’li yaşlardan 35 yaşa kadar süreçten söz etmek mümkün olabilirdi. Şizofreninin yaş ilerledikçe daha az ihtimalle görülmesi, 30 yaşında 8 kişiyi öldüren bir saldırgan göz önünde bulundurulduğunda kritik bir tablo çiziyordu. Sevinç Yavuz, saldırganların kolay bulduğu hedeflere, bu tür suçluların yaşlarında dikkat çeken benzerliğe ve yaşadıkları çevredeki ipuçlarına dikkat çekti.



