Ankara iki arada
Özet haber: Azerbaycan’daki başörtüsü yasağı en fazla AK Parti hükümetini zor durumda bıraktı. İktidar iki ülke arasındaki ilişkilere zarar gelmemesi için çabalarken, parti tabanındaki rahatsızlığı da görmezden gelemiyor. Ancak her iki tarafı da sakinleştirmeye yönelik mesajlar ne Bakü’de ne de Türk kamuoyunda tansiyonu düşürebildi.

Azerbaycan Hükümeti 21 Eylül’de aldığı kararla, kız öğrencilerin başörtüsü ile okula girmesine yasak getirdi. Okul kapılarından öğrencilerin ağlayarak geri dönmesi Türkiye’ye 28 Şubat sürecini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’ın ‘Başörtülü kızların eğitim hakkının engellenmesi kabul edile-mez’ çıkışı da diplomatik kriz çıkardı. Bakü’den gelen ‘AK Parti iktidarını bu zararlı politikadan vazgeç-meye çağırıyoruz’ tepkisi Ankara’yı ‘iki arada bir derede’ bıraktı. Hem hükümet hem de AK Parti adına Bakü’yü sakinleştirmeye yönelik ılımlı mesajlar verilmeye başlandı.
Tabanındaki rahatsızlığı görmezden gelemeyen ve Bakü ile her konuda derin ilişkilerin zarar görmesini istemeyen iktidardan ilk açıklama Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Yıldırım’dan gel-di. ‘Bakü’nün iç işlerine müdahale etmeye kalkışanı şiddetle cezalandırırız’ dedi. AK Parti Sözcüsü Çe-lik ise ‘Türkiye’de Azerbaycan’ı protesto eden grupların parti veya hükümetle bağlantısı yok’ ifadesini kullandı. Sorunun çözümü için temasa geçen Dışişleri Bakanı Fidan da Bakü’de Aliyev’le bir araya geldi.
‘Kardeş ülke’de uygulanmaya başlanan başörtüsü yasağı Karabağ zaferiyle bütünleşen Ankara ile Bakü arasında gerilime yol açtı. Bir yandan köklü ilişkilerin zarar görmesini engellemek için Azerbaycan’a sıcak mesajlar veren hükümet yetkilileri, diğer yandan özellikle mütedeyyin kesimden gelen tepkileri göğüslemeye çalışıyor.
21 Eylül tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesiyle Azerbaycan’da devlet okullarında laiklik ilkesine aykırı olduğu değerlendirilen kıyafetlerin giyilmesi yasaklandı. Kanunda aykırılıkların ne olduğu açıkça belirtilmese de bazı eğitim kurumlarına başörtülü öğretmen ve öğrencilerin alınmaması ülkeyi karıştırdı. Yasak Türkiye’de büyük tepkiye yol açtı. Yaşananlar 28 Şubat sürecine benzetildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev “Herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın. Kimse hayat tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin. Herkes kendi halkının, devletinin derdine düşsün” ifadeleriyle sert çıktı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın “Başörtülü kızların eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez” çıkışı ise, Ankara-Bakü arasında iplerin gerilmesine yol açtı. Yasağı eleştiren Şanlıurfalı gazeteci Celal Çiftçi hakkında kırmızı bülten bile çıkarıldı.
Çoğunluğu mütedeyyin kesimden oluşan tabanındaki rahatsızlığı görmezden gelemeyen hükümet ise bir süre sessiz kalmayı tercih etti. Ancak ‘kardeş ülke’den seslerin yükselmesi üzerine ilk mesajı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan verdi. Perşembe günü Bakü’de düzenlenen “Asya’da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 7’nci Zirvesi”ne katılan Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Fidan, görüşme sonrası gazetecilerin konuya dair soruları üzerine “Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, çok çeşitli tarihi sınamalardan geçti ve sağlam stratejik temellere oturdu. İki devlet, tek millet prensibi kendisini bütün alanlarda göstermektedir. Liderlerimiz arasında sarsılmaz bir dostluk ve kardeşlik bağı vardır. Bu bağ çok zor zamanlarda, savaş ve kriz zamanlarında test edilmiştir. Zaman zaman bazı konularda farklı yaklaşımlar olabilir. Bunlar istismar edilerek stratejik ilişkilerin yıpratılmasına izin verilmemesi gerek. Tüm taraflar bu konuda hassasiyet göstermeli” dedi. Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Binali Yıldırım, gazeteci Ali Valiyev’e verdiği özel röportajda “Kimin ne haddine ki, Azerbaycan’ın iç işlerine karışacak? Öyle bir şeyi kesinlikle kabul etmeyiz. Buna teşebbüs edeni, tevessül edeni de en şiddetli şekilde cezalandırırız. Azerbaycan ayrı bir devlettir. Kendi kararlarını kendi alır. Bize düşen de o kararlara gereken saygıyı göstermektir” ifadelerini kullandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bakü’yü protesto eden grupların parti veya hükümetle bağlantısı olmadığını kaydetti. “Türkiye ile Azerbaycan’ın arasına girmeye çalışan bazı ülkeler var. Buna asla izin vermeyeceğiz” diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu ise “Devletlerimizin ilerleyiş tarzında farklılıklar olabilir. Sorunlarımızı aile meclisimizin içerisinde konuşmayı da biliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Muhammed Ali es-Sallabî, Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim kurumlarına alınmamasına ilişkin tartışmalar üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi: “Sen, Azerbaycan’ın en karanlık günlerinde yanında duran liderdin. Biz Müslümanlar olarak seni alkışladık. İlham Aliyev’in zaferini hepimizin zaferi olarak gördük. Ancak bugün her Müslüman erkeğin ve kadının yüreğini sızlatan bir soru var: Müttefikin İlham Aliyev, kendi ülkesinde ne yapıyor? Kız öğrenciler sırf ‘Rabbim bana bunu emretti’ dediği için okula alınmıyor. Sen, Türkiye’de başörtülü kızların eğitim hakkı için yıllarca mücadele ettin. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran lider oldun. Peki, bugün müttefikin tarafından aynı başörtüsünün baskı altına alınmasına nasıl razı olabilirsin? İlham Aliyev üzerindeki nüfuzunu kullanarak ona şu sözleri söylemeni istiyoruz: Müslümanların kızlarından elinizi çekin! Çünkü Bakü’de başörtüsü mücadelesini kaybedersek Karabağ zaferi de gerçek anlamda tamamlanmış olmayacaktır.”
Kaynak: Karar


