Çalışanların yüzde 65,8’i en çok kendi iç dünyasıyla mücadele ediyor
Özet haber: Heltia’nın 400 bini aşkın kullanıcı verisine dayanan analizine göre çalışanların zihinsel açıdan en fazla zorlandığı alan, iş yükü ya da kariyerden önce kişinin kendisiyle kurduğu ilişki oldu.

Dijital önleyici sağlık uygulaması Heltia’nın paylaştığı verilere göre çalışanların yüzde 65,8’i kendisiyle ilişkisinde güçlük yaşıyor. Bu oran, incelenen tüm yaş ve demografik gruplarda diğer alanların üzerinde bulunuyor. Zorluk özellikle 18-24 yaş grubunda yüzde 72,2’ye çıkıyor. Bu yaş grubunda sosyal çevresiyle bağ kurmakta zorlananların oranı yüzde 50,4, eğitim hayatında mental açıdan bocaladığını belirtenlerin oranı ise yüzde 38,1 olarak kaydedildi.
Yaş ilerledikçe çalışanların zorlandığı başlıklar değişiyor. Kariyer, mesleki gelişim ve gelecek kaygısı 25-34 yaş grubunda öne çıkarken, bu alanda güçlük bildirenlerin oranı yüzde 41,1 oldu. Aynı oran 55 yaş ve üzerindeki çalışanlarda yüzde 8,8’e geriledi. 35-44 yaş grubunda ise ebeveynlik sorumlulukları belirginleşti; çalışanların yüzde 34,2’si çocuk yetiştirme ve ebeveynlik süreçlerinde zihinsel açıdan zorlandığını ifade etti.
Çocuk sahibi çalışanların yüzde 53,3’ü ebeveynlikte, yüzde 55,7’si aile içi ilişkilerde güçlük yaşadığını belirtti. Bu grupta aile ilişkilerinde zorlananların oranı, kişinin kendisiyle ilişkisinde sorun bildirenlerin oranına (yüzde 55,9) yaklaştı. Çocuğu olmayan çalışanlarda romantik ilişkilerde zorlanma oranı yüzde 56,6 iken, çocuk sahibi çalışanlarda bu oran yüzde 31,3 olarak ölçüldü.
Cinsiyet karşılaştırmasında kadın çalışanların araştırmada değerlendirilen tüm alanlarda erkeklerden daha yüksek oranda duygusal güçlük yaşadığı görüldü. Aile ilişkilerinde zorlanma oranı kadınlarda yüzde 49,4, erkeklerde yüzde 35 oldu. Herhangi bir alanda zorlanmadığını belirtenlerin oranı da erkeklerde yüzde 5,7, kadınlarda yüzde 2,1 olarak kayda geçti. Heltia Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Alperen Adikti, bulguların çalışan esenliğinin yalnızca iş stresi, iş yükü veya kariyer kaygısıyla değerlendirilemeyeceğini; kurumların farklı yaşam dönemleri ve bireysel ihtiyaçlara göre yaklaşım geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Kaynak: Karar
