CHP’deki ayrışma tartışması, anayasa ve demokrasi vurgusunu öne çıkardı
Özet haber: Kemal Anadol, CHP içindeki ayrışma ve partinin hukuki statüsüne ilişkin gelişmeleri 1961 Anayasası, darbeler dönemi ve güncel siyasi kriz üzerinden değerlendirdi.

Anadol, “butlan” kararının ardından bazı CHP’lilerin ana kümeden ayrılarak yeni bir yapı oluşturduğunu belirtti. Bu gelişmenin, partinin geçmişindeki demokrasi ve hukuk mücadelesini yeniden hatırlattığını ifade eden Anadol, 1961 Anayasası’nın halkoylaması çalışmalarını da bu çerçevede andı.
1961 Anayasası’nın Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Senatosu, yargı güvencesi, basın özgürlüğü, toplu sözleşme ve grev hakkı ile güçler ayrılığı ilkesini getirdiğini kaydeden Anadol, CHP’nin 1973 ve 1977 seçimlerindeki birinci parti dönemine de gönderme yaptı. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerine karşı yürütülen hukuk ve demokrasi mücadelesinin yanı sıra, kapatılan partinin yeniden siyasal yaşama dönmesini de hatırlattı.
Anadol, CHP’nin “hukuken batıl” bir kararla adı bulunan ancak etkinliği tartışmalı bir yapıya dönüştürüldüğünü savundu. Gidenlerin çok, kalanların az olmasının olayın ciddiyetini gösterdiğini belirten Anadol, Türkiye’nin ekonomik, sağlık, barınma, eğitim ve tarım sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu, buna rağmen iktidarın muhalif belediyelere yönelik girişimlerinin gündemi belirlediğini öne sürdü.
Yazıda, Yeni Parti’ye yönelen kitlelerin Atatürk’ün kurduğu rejimin birlik ve dirliğini istediği ifade edildi. Anadol, anayasanın ilk dört maddesi ile 42 ve 66. maddelerinde yapılacak değişikliklere karşı çıkılması gerektiğini savunurken, siyasi transferlerin önseçimin zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Kaynak: Cumhuriyet

