Erdoğan’ın sözlerine Özel’den cevap: Vallahi savaştayız
Özet haber: YENİ Parti lideri Özel, iktidara yönelik eleştirilerde bulunarak Türkiye’nin “siyasi tarihinin en karanlık döneminden geçtiğini” belirtti. Muhalefetin baskılandığını ve yaşanan süreci “sivil darbe” olarak nitelendiren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız?” sözlerine de “Vallahi savaştayız. Adaletsizliğe karşı savaştayız, bu hukuksuzluğa karşı savaştayız. Can yakmak için değil, canımızı kurtarmak için, milleti teslim etmemek için savaştayız” dedi.

YENİ Parti 1. Olağan Manisa İl Kongresi, Genel Başkan Özgür Özel’in katılımıyla Yunusemre Belediyesi Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda gerçekleştirildi. Kürsüden gündeme ve partisinin kuruluş sürecine ilişkin mesajlar veren Özel, iktidarın muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Özel, kongre açılışında yaptığı konuşmada, Sincan Cezaevi'nde bulunan Manisa İl Başkanı İlksen Özalper'i, Özalper'in oğlu Can'ı, Özalper'in annesi ve babasını selamladığını belirterek, şunları kaydetti:
"Manisa, benim için her şeyin başladığı şehir. Yüzde 6 oy aldığımız şehirde yüzde 60 oyu hep beraber aldığımız yol arkadaşlarım, hepinize selam olsun; hepinizin emeğine, mücadelesine helal olsun.
Hep birlikte ülke siyasi tarihinin en karanlık döneminden geçiyoruz. En büyük zorbalıklarını, en büyük baskılarını görüyoruz. Hiç şaka değil. Dünya öyle kabul ediyor. Avrupa Konseyi öyle rapor yazıyor. Dünyanın dört bir yanında Türkiye’yi takip eden gazeteciler bir sivil darbe döneminde olduğumuzu, muhalefetin baskılandığını, ülkede eleştiriye tahammülün kalmadığını, gazetecinin, akademisyenin, siyasetçinin sosyal medya hesaplarına bile bir kişinin atadığı kişilerin dakikalar, saatler içinde erişim engelleri getirdiğini, savunmaların engellendiğini, basılan kitapların baskıya girmeden yasaklandığını toplandığını, ülkenin mevcut iktidarının bir sonraki iktidarına, mevcut Cumhurbaşkanı’nın bir sonraki Cumhurbaşkanı’na darbe yaptığını tüm Türkiye görüyor. İliklerimize kadar hissediyoruz. Bu şartların altında geleceğin iktidar partisinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma, lidersizleştirilme sürecine karşı ülkenin kurucu partisinin son yaptığı dört kurultayının iptal edilip, Genel Başkanı ve yöneticilerinin aldığı dörder mazbatanın iptal edilip, altı yıl önce yapılmış bir seçime geri dönülüp o seçimde seçilmiş, daha sonra seçim kaybetmiş birinin ana muhalefet partisinin başına kayyım atandığı bir süreci yaşıyoruz. 14 kez seçim kaybetmiş birini, yeniden ‘Onu yenebilirim, o bana kaybeder’ ümidiyle ülkenin ana muhalefet partisinin başına getirip, 47 yıl sonra seçim kazanmış, partisini birinci parti yapmış ve mevcut iktidar partisini kurulduğu günden beri ilk kez ve girdiği tek seçimde yenmiş kadroların görevden uzaklaştırıldığı bir darbeyi iliklerimize kadar hissediyor, tüm benliğimizde yaşıyoruz.
Maalesef bu karanlık dönemde ödediğimiz farklı farklı bedeller, farklı farklı yükümlülükler, farklı farklı sorumluluklarla, taşıdığımız farklı yükler, farklı acılarla hepimiz bu zorbalıktan, bu kötülükten nasibimizi alıyoruz. Burada direnenlere, mücadele edenlere, eğilmeyen, geri adım atmayan, susmayan ve teslim olmayanlara selam olsun. Tarih önünde hepinizi alkışlıyorum. İlksen videoda söyledi; elbette geçecek, elbette bitecek. Elbette ‘Seçimle geldim ama gitmeyeceğim’ diyenleri bu millet layık oldukları yere gönderecek. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in en büyük kazanımı, en büyük emaneti sandığa biri elini uzattı mı o eli kırar, atar. Kırıp atacak bu millet o eli. Bugünler geçtiğinde, bu karanlık bittiğinde, o gün geldiğinde and olsun ki söylüyorum, hiçbirimiz unutkan olmayacağız. Ne yaşadığımızı unutacağız, ne yaşattıranları unutacağız. Her acıyı ve her sevinci hep birlikte hatırlayacağız. Zalimi zalim, mazlumu mazlum, tembeli tembel, emek vereni çalışkan, sinip kaçanı korkak, fedakarlık edeni cesur, ihanet edeni hain, sadık olanı ömür boyu dost olarak bileceğiz.
İşte böyle bir günde, YENİ Parti’nin çok kısa sürede kat ettiği uzun bir mesafenin sonunda böyle bir günde memleketimde sizlerle birlikteyim. İşte YENİ Parti bu karanlığa inat yakılmış bir mum, şafakta doğmakta olan bir güneş, bu kuraklıkta ve çoraklıkta inadına açan bir çiçektir. YENİ Parti’yi hiç kimse kurmamıştır. YENİ Parti bir darbe döneminde bir zaruretten, kimsenin ihtirası, hevesiyle değil milletin talimatıyla kurulmuştur. Milletin sokakta ‘Ya bir yol bulacaksın, ya yeni bir yol açacaksın’ talimatıyla kurulan partinin adı, YENİ Parti’dir. Gemileri yaktık ve başarmak zorundayız. Bu partinin kuruluş talimatını köylerde, mezralarda, tarlalarda, fabrikalarda, işçi servislerinde, çarşılarda pazarlarda evlerde, teker teker milletimiz her birimize vermiştir. Çünkü milletimiz iktidarın değişme umudunu kaybetmek istememektedir. Milletin verdiği talimat mücadele eden ve ayakta kalmış son kalenin içeriden fethedilmesinde, ihanete uğramasına, teslim edilmesine, bunun sonucunda iktidarın değişme modun ortadan kalkmasına karşı son mücadele atlanır. Cumhuriyet’i koruyan son mücadele vericilerin, cumhuriyetin, gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarından, vatandaşlarının, askerlerinin son kaleyi teslim etmemesini talimatıdır, YENİ Parti'nin kuruluşu talimatı.
Partiyi kurduran millet adını da sokakta koymuştur. YENİ Parti'yi kurun artık demiştir, hiç isim aramamışızdır. YENİ Parti'nin ismi kurulduğu gün yüzde 85’in kuruluşundan haberdar olduğu, adını bildiği, 15 gün sonra neredeyse bilmeyenin kalmadığı bir noktaya erişmiştir. Buna karşılık YENİ Parti'nin adına bile saldırmışlardır. YENİ Parti'nin adını değiştirmeye dahi uğraşmışlardır. Ama bunlara karşı milletin kararlılığı, milletin tutumu, milletin sahip çıkması tüm hesapları bozmaktadır, bundan sonra bozacaktır. YENİ Parti, 700'ün üzerinde binayı, yine 600'ün üzerinde, 700'e yakın aracı bırakmıştır. YENİ Parti geride bıraktığı yerde bütçeleri, imkanları, kurumsallığı, 103 yıllık bir birikimi geride bırakmak zorunda kalmıştır. Bu bir imkânsızlığı ortaya koymuştur. Hangi parayla, hangi imkanla, nasıl olacak da yeniden bir araya gelinecek ve ayağa kalkılacak, teslim olunmayacak. Burada kimseye güvenemezsiniz. Bizim arkamızda şirketler, holdingler, zenginler yoktur. Sermaye yoktur. Çıkar grupları yoktur. Ama Allah’a şükür hepsi olsa olmadığında çare olmayan bir şey, tümüyle arkamızdadır. Millet arkamızdadır, halk arkamızdadır, başka da kimseye ihtiyacımız yoktur.
İşte bu şartlar altında milletimiz YENİ Parti'nin beldelerde, ilçelerde, illerde ve genel merkezde bütçesini oluşturmuştur. Adımızın almadığı şehirlerde, ilçelerde partiye çayını, şekerini alan koşup gelmektedir. Sandalyesini alan gelmektedir. Çerçevesini alan gelmektedir. Çaydanlığı ile gelmektedir. Dört limonunu eline alıp YENİ Parti'ye gelmektedir insanlar. YENİ Parti'nin bütçesini bir zarftan çıkan 900 TL, 'Hayvanlarımın bir günlük süt parasıdır, size helal olsun' deyip yollayanlar, 'Dört römork buğday sattım, bir römorku da sizin olsun, benim azım size çok olsun' diye yollayanlar, 23 bin 500 liralık emekli maaşının 500 lirasını iğneleyip yollayanlar, cebindeki son paranın yarısı size feda olsun diye 200 TL’yi YENİ Parti'ye yollayanlar bu partiyi kurmuş, bütçesini oluşturmuş, hepimize iktidar olma talimatını vermiştir arkadaşlar. Yükümüz her şeyden ağırdır. Borcumuz sadece milletedir. İşte bu şartlar altında YENİ Parti'nin neyi yeni olacak diye soranlara ne yanlışsa, ne eksikse, ne kötüyse geride kalacak ve YENİ Parti dayanışmanın, birleşmenin, kardeşliğin, ortak mücadelelerin partisi olacak dedik. Ve dedik ki gelin bu partinin eskisi yoktur, kıdemlisi yoktur, hepimiz YENİ Parti'de yeni bir yola çıkıyoruz, hepimiz eşitiz dedik. Ve dedik ki söz yetki, karar üyelerin olacak.
Evet Siyasi Partiler Kanunu'nda yoktur. O kanun ilde, ilçede delegeye dayatmaktadır. Bu bahane edilerek de yıllardır delege sistemi sürmektedir. Ama gayret edersek ve emek verirsek, yılmazsak başarabiliriz dedik. Mahallelerden başlayan delege yarışını bir mutabakatla, bir büyük mutabakatla belirleyen barışçıl bir sürece dönüştüren rekabeti kendilerini üyelere arz eden, bütün üyelerin gelip ön seçim sandığında oy kullandığı, üyenin kararı verdiği resmi kongrede delegelerin hepimiz adına görevi yapıp resmiyeti tamamladığı bir sürece döndürdük. Bu sürecin ilk adımını İzmir’de, Gaziemir‘de, uçaktan indiğim yerde ilk konuşmayı yaparak başlatmıştım. Gaziemir‘de, Bornova‘da, Yunusemre'de, Balıkesir’de ve İstanbul’da ilçe kongrelerinde üyelerimizin coşkusuna ve memnuniyetine, kararlılığına, bazen tek aday arkasında birleşmelerine bazen çoklu adayların yarışlarında büyük olgunlukla bu işi yapıp kararı vermelerine tanıklık ettik. Sonra il kongreleri, il ön seçimleri başladı. Bütün Türkiye'de partiye üye olan herkes il başkanlarını cumartesi gününden tanıdı, pazar günü kendi ilçelerinde en geniş sandık kurulumuyla tüm üyelerine sorduk.
Bu yakışıklı Can’ın annesi İlksen Özalper Manisa’da tam bir mutabakatla, karşısına bir rakip çıkmanın, çıkarmanın asla ve asla düşünülmediği, değerlendirilmediği, tüm üyelerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla birlikte hep birlikte arkasında durularak adaylaştırıldı ve geçtiğimiz hafta tüm ilçelerimiz de 13 bin 123 üyemiz tek adayın olduğu, rekabetin olmadığı şartlarda sandık başına vararak oylarını kullandılar ve İlksen kardeşimi hepinizin ortak adayı olarak bu kongreye sundular. İlksen Özalper'i ve onun arkasında duran her birimizi kutluyorum. Tabii ki bütün Türkiye’de tek aday yoktu, Ankara’da beş adayın yarıştığı, İzmir’de iki çok güçlü adayın yarıştı, tüm Türkiye’de rakip çıkan her yerde adayların yarıştıkları yüzde 65'lik katılım oranıyla çok büyük bir ilk başlangıç açısından bakıldığında olanaksız görünen rakamlarda, ilk bu projeyi MYK‘da tartıştığımızda tek aday olan yerde katılım oranları yüzde 10‘larda kalır, meşruiyet tartışması açılır endişeleri vardı. yüzde 50’nin altında katılım oranı, başka bir tartışmayı başlatır tartışmaları vardı. Ortalamada yüzde 65'lik bir katılımla, rekabetli yerlerde yüzde 96-97'li katılımlarla Türkiye’ye bambaşka, bizim de Türkiye siyasetinde bundan sonra geri adım atamayacağımız bir büyük örgütlenme ve demokrasi modelini kazandırdık. Şimdi buradan sonra tüm ilçe başkanlarımızın, il yönetiminin, il başkanımızın ve Türkiye’deki tüm örgütümüzün esas görevi tüzüğün bir diğer maddesinde mahalle meclislerinin oluşturulması, ilçe meclislerinin oluşturulması, il meclislerinin oluşturulması, 91 milletvekili ile teknik kuruluşun yapıldığı, ilçe, il kongreleri ile siyasi kuruluşun sürdürüldüğü yerde esas siyasetin yapılacağı, örüleceği, önerileceği ve uygulanacağı yerin mahalle örgütlenmeleri olduğunun bilinciyle, ilçenin ve ilinin kapasitesinin üyelerin katkılarının, yetkinliklerinin, yeteneklerinin, partiye akıtılacağı, buluşturulacağı bir süreci hep beraber başlatacağız. YENİ Parti diğer partilerden farklı olarak adayın Ankara’da değil, tüm üyeler tarafından teke indirildiği, siyasetin Ankara’dan değil, tüm üyeler tarafından mahalle mahalle tartışıldığı ve başarının Ankara’nın yapacağı vaatten, çekeceği filmlerle değil doğrudan bu zor şartlarda medya kuşatması varken, karartmalar varken, sansürler varken sokak sokak, emek emek kazanılacak bir seçimin önümüzde olduğunu farkında olarak mücadele edeceğiz."
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok?" sözlerine cevap verdi.
"Her şeye rağmen 47 yıl sonra seçim kazandığında milletin verdiği görevi, yazdığı mektubu okuyan biziz" diyen Özel, "Dünya kadar eleştiri almamıza rağmen bayramda ilk telefonu açan, ziyaret yapan, el uzatan, ‘Cumhurbaşkanı geliyor’ diye inen kapıda karşılayan ve bundan sonrası için bu ülke bu karanlıkları yaşamasın diye çaba sarf eden biziz. Ama bu siyasetin sonuç verdiğini görünce balta çeken, Can’ı anasından ayıran, Demirhan’ı evladından ayıran, Ekrem Başkan’ın 84 yaşındaki babasına ‘Senin oğlun hırsız, senin kuyuna para mı gömdü?’ deyip evinde gidip taciz gibi kuyuda kasa arayan, tarlada para arayan, itibar suikast yapanlar bunlar" ifadelerini kullandı.
"Vallahi savaştayız kardeşim" ifadesini kullanan Özel, şöyle devam etti:
"Adaletsizliğe karşı savaştayız. Bu hukuksuzluğa karşı savaştayız. Milletin bankadaki parasını çalana da yedi yaşındaki Can’ın anasını ondan koparana karşı da savaştayız kardeşim. Masum insanların haysiyeti için savaştayız. Ailelere, evlatlara, kutsallara saldıranlara karşı onur mücadelesi için savaştayız. Can yakmak için değil, canımızı kurtarmak için, milleti teslim etmemek için savaştayız. Ölümü göze almışız, teslim olmamışız, olmayacağız kardeşim."
"İyilik yapan iyilik görür. Kötülük yapan belasını bulur. Teslim olan perişan olur. Ant olsun ki memleketimden yemin ediyorum, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bu memleketi kurtaracağız. Ant olsun ki kurtaracağız. Can yakmayacağız, intikamcı olmayacağız ama kötülüğe de teslim olmayacağız."
Kaynak: Karar


