Gazeteci Alican Uludağ'ın davası ertelendi: Ulaştırma Bakanı tanık olarak dinlensin”
Özet haber: Gazeteci Alican Uludağ, Gebze'de 4 kişinin hayatını kaybettiği Arslan Apartmanı'nın yıkımında metro inşaatının etkisini ve bakanlığın sorumluluğunu gündeme getiren paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada beraatini istedi. Uludağ, Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun tanık olarak dinlenmesini talep etti. Duruşma 25 Mart 2027'ye ertelendi.

Gazeteci Alican Uludağ hakkında, 29 Ekim 2025'te Gebze'de Arslan Apartmanı'nın yıkılması ve 4 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla dava açıldı.
Uludağ, 3 Kasım 2025'te X hesabından yaptığı paylaşımda, binanın yıkılmasında altından geçen metro inşaatının etkili olduğunu ve Ulaştırma Bakanlığı'nın sorumluluğunu gündeme getirmişti. Paylaşımına erişim engeli getirilen gazeteci hakkında başlatılan soruşturma, yetkisizlik kararıyla Ankara'ya gönderilmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Eylül 2026'da iddianame düzenledi.
Savcılık, Uludağ'ın herhangi bir veriye dayanmayan yanıltıcı bilgileri kamu barışını ve toplumun huzurunu bozabilecek şekilde alenen paylaştığını, eylemini zincirleme biçimde gerçekleştirdiğini ileri sürdü. Gazeteci hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 217/A-1 ve 43/1 maddeleri kapsamında 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Ankara 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya Uludağ katıldı. Duruşmayı YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer ve YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Nail Çiler de izledi.
Savunmasına avukatla katılmama gerekçesini açıklayarak başlayan Uludağ, “Asliye ceza mahkemelerinin avukatlık ücretlerinin alt sınırı 62 bin TL oldu. Davayı kazandığım takdirde devletin hazinesinden bu 62 bin TL çıkacak. Devletin Hazinesi'nden boş yere para çıkmaması için avukatımla katılmıyorum” dedi.
Gebze'deki bina faciasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sorumlular hakkında dava açılmadığını söyleyen Uludağ, “Ancak burada bu olayı takip eden bir gazeteci olarak ben yargılanıyorum” ifadelerini kullandı.
Ankara Adliyesi'nde 2010 yılından bu yana yargı muhabirliği yaptığını ve Arslan Apartmanı'nın yıkılmasını ilk günden itibaren takip ettiğini belirten Uludağ, paylaşımında bilirkişilerin tespitlerine yer verdiğini söyledi.
Uludağ, “Birincisi bilirkişilerin tespitini anlatıyorum, onlar metro inşaatı nedeniyle çöktüğünü anlatıyor. Bu bilgileri olay yerini inceleyen yetkililerden aldım. Ben de bu tespitlerin üzerine burada Ulaştırma Bakanlığı’nın sorumluluğuna dikkat çektim” dedi.
Bilirkişi heyetinin 29 Ekim 2025'te keşif çalışmalarına başladığını, raporun ise 29 Kasım 2025'te hazırlandığını aktaran Uludağ, kendi paylaşımının rapordan yaklaşık bir ay önce yapıldığına dikkat çekti. Raporda paylaşımında dile getirdiği tespitlerin daha ayrıntılı biçimde yer aldığını belirten gazeteci, bilirkişi raporunun sonuç bölümünü de duruşmada okudu.
Raporda, tünel kazıları ve yer altı suyu seviyesindeki değişimler nedeniyle tünel ile bina arasındaki zeminde hacim kaybı meydana geldiği belirtildi. Binanın ana yola bakan tarafında son 4-5 ay içerisinde yaklaşık 5 santimetrelik düşey ve yatay yer değişimi gerçekleştiği kaydedildi.
Zemindeki hacim kaybının binanın stabilitesini etkileyecek seviyeye ulaştığı, temel ile zemin arasındaki temasın giderek kaybolduğu ve 29 Ekim 2025'te yapının stabilitesini tamamen yitirmesiyle aşağı yönde çökerek devrildiği değerlendirmesine yer verildi.
Rapordaki tespitlerin paylaşımını doğruladığını savunan Uludağ, “Kısacası ben uydurmamışım. Benim tespitlerim bir ay sonra raporlarla doğrulanmış. Bu yüzden burada yanıltıcı bilgiyi yayma gibi bir durum söz konusu değil” diye konuştu.
Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun sorumluluğuna ilişkin değerlendirmesini sürdüren Uludağ, “Ben hala iddia ediyorum Ulaştırma Bakanı Yüce Divan’da yargılanmalı” dedi.
Çöken binanın yakınında yaşayan bir kişinin olaydan yaklaşık beş ay önce, 26 Mayıs 2025'te CİMER'e başvurarak binada metro inşaatının ardından çatlaklar oluştuğunu bildirdiğini aktaran Uludağ, Ulaştırma Bakanlığı'nın yıkımdan dört ay önce bu başvuruya yanıt verdiğini söyledi.
Bakanlığın riskten haberdar olduğunu ancak gerekli önlemlerin alınmadığını savunan Uludağ, “Yani Ulaştırma Bakanlığı bu riski 5 ay öncesinden biliyordu. Peki bunu biliyor ve ne tedbir almış? Bir tedbir almamış ki 4 ay sonra bir bina çöküyor ve bir aile yok oluyor” ifadelerini kullandı.
Hayatını kaybeden ailenin yaşamını yitirmesine ilişkin haberlerin iktidara yakın medya kuruluşlarında gündeme getirilmediğini de öne süren Uludağ, “Ama bunu iktidar basınından bir gazeteci dahi haber yapmadı, gündem etmedi” dedi.
Uludağ, tutuklu bulunduğu dönemde de çalıştığı DW Türkçe için haber takibini sürdürdüğünü, bilirkişi raporunda Kocaeli Üniversitesi'nin bölgenin ve zeminin metro inşaatına uygun olmadığı yönündeki uyarılarının da yer aldığını belirtti.
Paylaşımlarının gazetecilik faaliyeti kapsamında ve kamu yararı doğrultusunda yapıldığını belirten Uludağ, beraatini talep etti. Mahkemenin aksi yönde karar vermesi ihtimaline karşı Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun tanık olarak dinlenmesini istedi.
Uludağ, "Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, tanık olarak dinlensin ve CİMER başvurusunun ardından hangi önlemlerin alındığının kendisine sorulsun" dedi. Ayrıca Bakanlığa müzekkere yazılmasını ve Gebze'deki soruşturma dosyasının mevcut dava dosyasına eklenmesini talep etti.
Savcının mütalaa hazırlaması için süre verilmesine karar veren mahkeme, bir sonraki duruşmayı 25 Mart 2027'ye erteledi.
Kaynak: Karar