Meme kanserine karşı pembe dayanışma
Özet haber: Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik, meme kanseri sürecinde tıbbi tedavinin ötesine geçen psikolojik, sosyal ve gündelik desteklerin önemini anlattı.

Kanserle mücadele yalnızca tıbbi tedaviden ibaret değil. Psikolojik destek, doğru bilgiye erişim ve gündelik yaşamın sürdürülebilmesi de bu sürecin önemli parçaları. Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin Estée Lauder Companies Türkiye desteğiyle yürüttüğü PinkLine programı, ücretsiz danışmanlık hizmetleriyle bugüne kadar 4 binden fazla kadına ulaştı.
Bu yıl İstanbul Modern iş birliğiyle yaşama geçirilen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programı ise meme kanseri farkındalığını sanat ve dayanışmayla buluşturdu. Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik’le kadınların tedavi sürecinde göz ardı edilen ihtiyaçlarını, psikososyal desteğin önemini ve farkındalığın yıl boyunca sürdürülmesini konuştuk.
- Kanser tedavisi çoğu zaman tıbbi süreç üzerinden konuşuluyor. Oysa hastaların psikolojik, sosyal ve gündelik yaşamlarında da ciddi bir destek ihtiyacı var. Sahadaki deneyiminiz bu ihtiyacı nasıl gösteriyor? Kanser tedavisi, tıbbi bakımın yanı sıra psikolojik, sosyal ve gündelik yaşamı destekleyen bütüncül bir yaklaşımı da gerektiriyor. Her kadının ihtiyacı farklı.
Kimi duygularını paylaşabileceği bir alana, kimi güvenilir bilgiye gereksinim duyabiliyor. Sahadaki deneyimimiz, kadınların kendilerini dinlenmiş, anlaşılmış ve desteklenmiş hissetmelerinin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle kanserle mücadeleyi yalnızca tıbbi tedaviyle sınırlı görmüyoruz. - PinkLine'ın bugüne kadar 4 binden fazla kadına ulaşması, nasıl bir gereksinimin görünür olduğunu gösteriyor?
Bu sayı, kadınların sorularına güvenilir yanıtlar bulmalarını ve ihtiyaç duydukları desteğe erişmelerini sağlayacak alanların ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Her kadının deneyimi farklı; kimi duygusal olarak güçlenmeye, kimi beslenme konusunda doğru bilgiye, kimi de bedenindeki değişimlere uyum sağlamak için uzman desteğine gereksinim duyabiliyor.
PinkLine ile amacımız, kadınların kendilerini güçlü ve güvende hissetmelerine katkıda bulunmak. Ücretsiz psikolojik danışmanlık, beslenme ve güzellik danışmanlığı hizmetleriyle ihtiyaç duyduklarında başvurabilecekleri güvenilir bir destek alanı sunuyoruz. İYİ OLMA HALİ - Psikolojik destek, beslenme danışmanlığı ve güzellik danışmanlığının aynı yapı içinde sunulması neden önemli?
Çünkü insanın iyi olma hali birbiriyle bağlantılı pek çok unsuru kapsıyor. Psikolojik destek, kişinin duygularını anlamasına ve bu süreçte kendini daha güçlü hissetmesine yardımcı olurken beslenme danışmanlığı, tedavi sürecinde doğru ve güvenilir bilgiye erişmesini sağlıyor.
Güzellik danışmanlığı ise değişen gereksinimlere yönelik öneriler sunarak kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi ve özbakım rutinlerini destekliyor. Bu alanlar bir araya geldiğinde kişinin farklı ihtiyaçlarına birlikte yanıt veren daha bütüncül bir destek yaklaşımı ortaya çıkıyor. Çünkü önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğine, günlük yaşamını nasıl sürdürdüğüne ve yaşam kalitesine de özen göstermek.
- Kanser tedavisi sırasında kişinin bedenine ve görünümüne ilişkin algısı da değişebiliyor. Bu noktada güzellik danışmanlığını yalnızca estetik bir hizmetin ötesinde nasıl değerlendiriyorsunuz? Güzellik danışmanlığını yalnızca dış görünüşle ilgili değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyiyi destekleyen bir alan olarak görüyoruz.
Tedavi sürecinde bedende yaşanan değişimler, öz bakım alışkanlıklarını da şekillendirebiliyor. Güzellik seansları; cilt bakımı, makyaj ve öz bakım konusunda öneriler sunarak kadınların kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olabiliyor. Ancak her kadının deneyimi ve beklentisi farklı. Bizim için önemli olan, kadınların kendi tercihleri doğrultusunda desteklenmeleri.
- Kadınların kanser deneyimleri birbirinden çok farklı. Bu süreçte hangi ihtiyaçlar arka plana atılabiliyor? Aynı tanıyı alan iki kadının yaşam koşulları tamamen farklı olabilir. Biri küçük çocuğuna bakmaya çalışırken diğeri işini kaybetme korkusu yaşayabilir. Tıbbi tedavinin bilimsel standartları elbette çok önemli.
Ancak ekonomik güçlükler, bakım sorumlulukları, yalnızlık ve ruhsal geeksinimler hastadan hastaya değiştiği için psikososyal destek de kişinin yaşam koşullarına göre şekillenmeli. - Meme kanseri farkındalığı çoğunlukla ekim ayında yoğunlaşıyor. Sizce farkındalığı yılın tamamına yaymak için toplum olarak neyi değiştirmemiz gerekiyor? Meme kanseri yalnızca ekim ayında hatırlanacak bir hastalık değil.
Kadınları yaşlarına ve risklerine göre uygun taramalar konusunda bilinçlendirmeli, doğru bilgiyi yaygınlaştırmalıyız. İşyerleri, yerel yönetimler, sağlık kuruluşları ve sivil toplum birlikte çalışmalı. Ayrıca kadınların kendi sağlıklarını ertelemelerine neden olan toplumsal koşulları da konuşmalıyız.
‘ÖNEMİ BİR SORUMLULUK’ Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat - Estée Lauder Companies’in meme kanseri alanındaki çalışmaları uzun yıllara dayanıyor. Türkiye’de bu desteği yıl boyunca sürdürülen bir desteğe dönüştürme kararının arkasında nasıl bir yaklaşım var?
Estée Lauder Companies Meme Kanseri Kampanyası, 30 yılı aşkın süredir dünya genelinde farkındalık, eğitim ve bilimsel araştırmaları destekliyor. Türkiye’de ise bu bağlılığımızı yerel gereksinimlere yanıt veren işbirlikleriyle yaşama geçiriyoruz. Farkındalığın ötesine geçerek kanserden etkilenen kadınlara doğrudan destek sunmayı da önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bunun örneklerinden biri, 2022 yılından bu yana Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile desteklediğimiz PinkLine. Ücretsiz psikolojik destek, beslenme ve güzellik danışmanlığı sunan program, 4 binden fazla kadına ulaşarak 10 binin üzerinde seans gerçekleştirdi.
Ekim ayı farkındalığı geniş kitlelere ulaştırmak için önemli bir fırsat olsa da bağlılığımız, kadınların gereksinim duydukları desteğe yıl boyunca erişmelerini sağlamayı kapsıyor. - Meme kanseri gibi doğrudan sağlıkla ilişkili bir konuda sanatın nasıl bir alan açabileceğini düşünüyorsunuz? Sanatın insanları bir araya getiren ve deneyimlerin paylaşılmasına alan açan güçlü bir yanı var.
Bu güçten ilham alarak “Sarılarak Saralım” girişimimizi İstanbul Modern işbirliğiyle yeni bir alana taşıdık. Programımız, sergi turları, atölyeler ve söyleşilerle ziyaretçilere meme kanseri farkındalığı ve dayanışma temalarıyla buluşma fırsatı sundu. 5 Ekim’de İstanbul Modern’i pembe ışıklarla aydınlatarak ortak bağlılığımızı görünür kıldık.
Bu işbirliği, toplum sağlığına ilişkin önemli mesajların daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor.
Kaynak: Cumhuriyet

