Nafakada yeni dönem: Süre hesabı eski dosyalara da uzanacak
Özet haber: AKP’nin hazırladığı 13. Yargı Paketi’nde yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilmesi planlanıyor. Çalışmanın en kritik başlıklarından birini, kesinleşmiş nafaka kararlarının da yeni süre hesabına dahil edilmesi oluşturuyor. Öngörülen süreyi doldurmuş olanların nafakası, bir yıllık geçiş döneminin ardından sona erebilecek.

Adalet Bakanlığı ile AKP’nin üzerinde çalıştığı 13. Yargı Paketi’nde, boşanma sonrasındaki ekonomik koşulları doğrudan etkileyecek değişiklikler hazırlanıyor. Yaklaşık 30 maddeden oluşması ve ekim ayı içinde TBMM Başkanlığı’na sunulması hedeflenen pakette, yoksulluk nafakasının süresi ile boşanma davalarında temyiz yoluna ilişkin düzenlemeler öne çıkıyor.
Hazırlıkların mevcut haliyle yasalaşması durumunda değişiklik, yalnızca yeni açılacak boşanma davalarını kapsamayacak. Süren davaların yanı sıra kesinleşmiş kararlarla nafaka alanlar da yeni hesaplamadan etkilenecek. Böylece düzenlemenin sonuçları, yıllar önce boşanmış kişilerin bütçelerine kadar uzanabilecek.
ESKİ NAFAKALARA YENİ HESAP Üzerinde çalışılan geçiş hükmüne göre, kesinleşmiş kararlar bakımından daha önce nafaka ödenen süre ile yeni düzenlemeye göre belirlenecek süre karşılaştırılacak. Geçmişte yapılan ödemelerin süresi yeni sınırı aşmışsa, bir yıl daha ödeme yapılacak ve ardından yükümlülük kendiliğinden sona erecek. Hesaplanan sürenin dolmasına bir yıl veya daha az kalmışsa yine bir yıllık geçiş uygulanacak.
Kalan sürenin bir yıldan fazla olması halinde ise ödemeler bu sürenin tamamlanmasına kadar devam edecek. Bu hüküm, nafaka tartışmasının merkezine mevcut hak sahiplerinin durumunu da taşıyor. Nafakanın sona erdiği tarihte düzenli geliri bulunmayan kişilerin geçimini nasıl sağlayacağı, teklifin değerlendirilmesinde yanıt aranması gereken başlıklardan biri olacak.
3 YIL SINIRI VE EVLİLİK SÜRESİ Hazırlıkta, nafaka süresinin belirlenmesinde hâkime çeşitli ölçütler üzerinden değerlendirme yetkisi tanınması öngörülüyor. Nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu, geçimini kendi olanaklarıyla sağlayabilme kapasitesi ile ödemenin yükümlünün boşanma sonrası yaşamına etkisi dikkate alınacak.
Genel çerçeve, nafakanın üç yıldan az olmaması ve evlilik tarihinden boşanma davasının açılmasına kadar geçen sürenin yarısını aşmaması üzerine kuruluyor. Ancak altı yıldan kısa evliliklerde üç yıllık alt sınır ile evlilik süresinin yarısı şeklindeki üst sınırın nasıl bağdaştırılacağı, teklifin nihai metninde açıklık gerektiren noktalardan biri. Bazı durumlarda ise hâkim daha uzun süreli nafakaya karar verebilecek.
Nafaka yükümlüsünün haksız fiili nedeniyle karşı tarafın çalışamayacak duruma gelmesi ya da uzun evlilik sonrasında yaşı ilerleyen nafaka alacaklısının düzenli gelirinin bulunmaması, bu kapsamda değerlendirilecek. BOŞANMALARDA TEMYİZ YOLU DARALIYOR Paketle boşanma davalarının sonuçlanma süresinin de kısaltılması amaçlanıyor.
Hazırlığa göre, ilk derece mahkemesinin boşanma kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi halinde Yargıtay’a başvurulamayacak. Aynı yöntem, boşanmayla bağlantılı velayet, nafaka ve tazminat kararlarında da uygulanacak. İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi halinde ise temyiz yolu açık kalacak.
Böylece belirli dosyalarda yargılama istinaf aşamasında tamamlanabilecek. Düzenlemenin değerlendirilmesinde, davaların hızlandırılması hedefiyle velayet ve geçim koşullarını belirleyen kararların denetimi arasındaki denge önem taşıyacak.
Kaynak: Cumhuriyet

