Petrol akışı normale döndü, fiyatlar değişmedi: İşte perde arkasındaki neden
Özet haber: Körfez’den petrol sevkiyatı savaş öncesi seviyelere yaklaşırken beklenen ucuzlama gelmedi. Milyonlarca varillik akış yeniden sağlandı ancak perde arkasındaki yüksek maliyetler akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürüyor.

Körfez ülkelerinden dünya piyasalarına gönderilen ham petrol miktarı savaş öncesindeki seviyelere yaklaşırken akaryakıt fiyatlarında beklenen rahatlama gerçekleşmedi. Hürmüz Boğazı'ndaki riskler nedeniyle devreye alınan alternatif güzergâhlar, yüksek navlun ve sigorta maliyetleri petrolün tüketiciye ulaşma maliyetini artırıyor.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji ticaretini ciddi şekilde sekteye uğratmasının ardından Körfez ülkeleri petrol ihracatında alternatif yöntemlere yöneldi. Denizcilik istihbarat şirketi Kpler'in verilerine göre İran hariç Körfez ülkelerinden 1-28 Eylül döneminde günlük en az 16,5 milyon varil ham petrol ihraç edildi.
Böylece ihracat miktarı savaş öncesindeki seviyelere yaklaştı. JPMorgan'ın hesaplamalarına göre Orta Doğu'daki toplam ham petrol akışı da savaş öncesi seviyenin yaklaşık yüzde 98'ine ulaştı. Hürmüz'ün yerini alternatif rotalar aldıPetrol arzındaki toparlanmaya rağmen taşıma koşulları savaş öncesinden önemli ölçüde farklılaştı.
Kpler'in tahminlerine göre bölgeden ihraç edilen ham petrolün yüzde 40'ı artık Hürmüz Boğazı kullanılmadan dünya piyasalarına ulaştırılıyor. Savaş öncesinde bu oran yalnızca yüzde 17 seviyesindeydi.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki boru hatları ile alternatif yükleme noktaları daha yoğun kullanılırken Umman Körfezi'ndeki gemiden gemiye petrol transferlerinde de büyük artış yaşandı. 2025 yılında günlük yaklaşık 160 bin varil olan gemiden gemiye transfer miktarı savaşın başlamasının ardından ortalama 3,7 milyon varile çıktı. Eylülde ise günlük 7,2 milyon varile kadar yükseldi.
Ancak bu yöntem petrolün taşınma maliyetini de artırıyor. Tankerlerin daha uzun mesafeler katetmesi aynı miktardaki petrolün taşınabilmesi için daha fazla gemiye ihtiyaç duyulmasına yol açarken yakıt ve navlun giderlerini yükseltiyor. Sigorta maliyetlerinde sert artışBölgedeki güvenlik riskleri petrol taşımacılığının sigorta maliyetlerine de yansıdı.
Savaş öncesinde oldukça düşük seviyelerde bulunan gemilere yönelik savaş riski sigorta primlerinin bazı güzergahlarda yük değerinin yüzde 10'una kadar yükseldiği belirtiliyor.
Kızıldeniz'deki Yanbu'dan yükleme yapan Suudi Arabistan bağlantılı tankerlerin sigorta primlerinin yaklaşık üç katına çıktığı, Yemen yakınlarında seyreden gemilerde ise primlerin gemi değerinin yüzde 7'sine kadar ulaşabildiği bildiriliyor. Yüksek sigorta, navlun ve yakıt giderleri ham petrol arzındaki toparlanmanın enerji maliyetlerine aynı ölçüde yansımasını engelliyor.
Ham petrol toparlandı, akaryakıtta tablo farklıPiyasadaki en önemli sorunlardan biri ise ham petrol ile rafine petrol ürünlerinin arzındaki büyük fark olarak öne çıkıyor. Kpler verilerine göre eylülde Körfez bölgesinden günlük yaklaşık 16,5 milyon varil ham petrol çıkarken benzin, motorin ve diğer rafine petrol ürünlerinin günlük sevkiyatı yaklaşık 677 bin varilde kaldı.
Savaş öncesinde bu miktar günlük yaklaşık 3,6 milyon varil seviyesindeydi. Küresel rafineri kapasitesindeki sıkışıklık da sorunu büyütüyor. Orta Doğu ve Rusya dahil olmak üzere önemli üretim ve işleme merkezlerinde yaşanan aksaklıklar, ham petrolün benzin ve motorin gibi nihai ürünlere dönüştürülmesini zorlaştırıyor. Bu tablo akaryakıt fiyatlarına da yansıdı.
İngiltere'de ortalama motorin fiyatı litre başına 2 sterline ulaşırken ABD'de motorin fiyatı eylül ayında galon başına 6,53 dolarla rekor seviyeye çıktı. LNG'de kayıp çok daha büyükPetrol dışındaki enerji ürünlerinde ise toparlanma daha sınırlı kaldı.
Kpler verilerine göre eylül ayında LNG taşımacılığı savaşın başlamasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen savaş öncesindeki düzeyin hâlâ yüzde 80'den fazla altında bulunuyor. Dünyanın önemli LNG üreticilerinden Katar'ın ihracatındaki kesinti de piyasadaki baskıyı artırıyor.
Katar'ın LNG ihracatının nisandan bu yana yüzde 96 gerilediği belirtilirken, QatarEnergy bazı müşterilere yönelik teslimatlarda mücbir sebep uygulamasını sürdürüyor. Katar'dan gaz alan ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi ise özellikle kış öncesinde küresel LNG rekabetini ve fiyat baskısını artırıyor. Fiyatların düşmesi neden zor?
Uluslararası Enerji Ajansı'na göre acil durum rezervlerinin kullanılması, alternatif petrol güzergâhlarının devreye alınması ve Körfez dışındaki üretimin artırılması piyasadaki ilk şoku hafifletti. Ancak küresel petrol stokları savaşın başlangıcından eylül ortasına kadar 507 milyon varil azaldı. Üstelik aynı dönemde 300 milyon varilden fazla acil durum rezervi piyasaya sürüldü.
Ortaya çıkan tablo, Körfez'den ham petrol ihracatının büyük ölçüde toparlanmasının tek başına enerji fiyatlarını savaş öncesindeki seviyelere döndürmeye yetmediğini gösteriyor. Petrol dünya piyasalarına yeniden ulaşsa da bunun için daha uzun rotalar, daha fazla tanker, gemiden gemiye transferler ve çok daha yüksek sigorta maliyetleri gerekiyor.
Rafine ürün ve LNG arzındaki ciddi kayıplar da eklendiğinde, tüketicilerin ödediği akaryakıt ve enerji fiyatları üzerindeki baskının kısa vadede ortadan kalkması beklenmiyor.
Kaynak: Dünya
