Sezgin Tanrıkulu'ndan Silivri önünde yargıya sert eleştiri: Burada hukuksuzluğun tarihi yazılıyor
Özet haber: YENİ Partili Tanrıkulu, Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu siyasetçi, avukat ve bürokratları ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada yargı sistemini eleştirdi. Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmamasına tepki gösteren Tanrıkulu, “Burada, bu yerleşkede, Türkiye'de hukuksuzluğun tarihi yazılıyor” dedi. Yargıçların siyasi iktidarın desteğine güvenerek karar verdiğini savunan Tanrıkulu, “Türkiye'de hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan siyasetçileri, avukatları, bürokratları ve kadın cezaevindeki tutukluları ziyaret etti. Ziyaretinin ardından cezaevi önünde açıklama yapan Tanrıkulu, görüştüğü kişilerin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirterek, yargılamaların yürütülme biçimi ve yüksek mahkeme kararlarının uygulanmaması üzerinden yargıya eleştiriler yöneltti.
Silivri'deki cezaevi yerleşkesinde yürütülen yargılamaların yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasıyla sınırlı olmadığını belirten Tanrıkulu, uzun yıllardır burada görülen davalarda hukuka aykırılıklar yaşandığını savundu.
“Burada, bu cezaevi yerleşkesinde, Avrupa'nın ve dünyanın en büyük duruşma salonlarından biri olarak anılan yeni duruşma salonunda ve diğer duruşma salonlarında yapılan yargılamalar, yalnızca İBB dosyasıyla ya da belirli davalarla sınırlı değil.”
Silivri yerleşkesinde görülen davaların Türkiye'deki yargı sisteminin durumunu ortaya koyduğunu ileri süren Tanrıkulu, şöyle devam etti:
“Bu kampüs, aynı zamanda Türkiye'de hukuksuzluğun, adaletsizliğin ve yargının tarafsız ve bağımsız olmadığının tarihini yazıyor. Burada görülen her davada ciddi usulsüzlükler yaşanıyor.”
Yargı sistemindeki sorunların yalnızca ilk derece mahkemelerindeki kararlarla sınırlı olmadığını belirten Tanrıkulu, yüksek mahkemelerin hak ihlali kararlarının uygulanmamasını eleştirdi.
Bir davada adil yargılanma hakkı ihlal edilen kişinin istinaf, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesine başvurma hakkı bulunduğunu hatırlatan Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının ilk derece mahkemesi tarafından uygulanmaması halinde hukuk yollarının etkisizleştiğini savundu.
“Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verirse ne olur? Dosya yeniden bu ağır ceza mahkemesine gelir. Ancak mahkeme, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamazsa ne olacak? Böyle bir hukuk düzeni olabilir mi?”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasına da değinen Tanrıkulu, uluslararası yargı mercilerine yapılan başvurular sonucunda verilen kararların yerine getirilmemesinin hukuk devleti ilkesine zarar verdiğini söyledi.
Tanrıkulu, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdunuz ve lehinize bir karar aldınız. Karar uygulanmadı. Bir kez daha başvurdunuz, yine uygulanmadı. Üç ayrı karar alıyorsunuz; ancak yargı makamları bu kararları uygulamıyor” ifadelerini kullandı.
Yargısal denetim mekanizmalarının etkili biçimde işlemesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, “Peki, bu devletin neresi hukuk devleti? Anayasa nerede?” diye sordu.
Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmamasının yargı bağımsızlığıyla bağlantılı olduğunu savunan Tanrıkulu, siyasi iktidarı da eleştirdi.
Tanrıkulu, bazı mahkemelerin yüksek yargı kararlarını uygulamamasının arkasında siyasi destek bulunduğunu ileri sürerek şunları söyledi:
“Peki, buradaki yargıçlar bu kararları verirken neye güveniyorlar? Siyasi iktidara güveniyorlar. Siyasi iktidarın desteğine ve beklentilerine dayanmasalar, bu kararları bu şekilde verebilirler mi?”


