Tarımda borç yükü 1.5 trilyona çıktı
Özet haber: Çiftçinin üretimi sürdürmek için ihtiyaç duyduğu gelir ile artan maliyetler arasındaki makas büyürken, bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 500 milyar liraya ulaştı. Ürününü tarlada beklediği fiyata satamadığı için çiftçinin tüccara mahkûm edildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımda kamucu politikaların artırılması, taban fiyat uygulanması, kredi borçlarının ötelenmesi ve faizlerin silinmesi çağrısında bulundu.

2026’da tarımsal üretimde geçen yıla göre daha verimli bir dönem yaşanmasına rağmen çiftçinin ürettiği ürünün tarlada beklenen değeri bulamadığı belirtildi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatlarının üreticiyi zorladığını belirterek, çiftçinin yalnızca bankalara olan kredi yükünün yaklaşık 1 trilyon 500 milyar liraya ulaştığını söyledi.Üreticinin mevcut borçlarını ödemenin yanı sıra gelecek yılın ekim ve üretim giderlerini de karşılamak zorunda olduğunu ifade eden Gürer, özellikle mazot başta olmak üzere artan maliyetlerin üretim kararlarını etkilediğini kaydetti. Buğday, arpa, pamuk, mısır, fındık, çay, fasulye, mercimek ve nohut gibi ürünlerde çiftçinin beklediği fiyatların oluşmadığını savunarak, ürünün tarladan çıktıktan sonra aracılar üzerinden fiyatının yükseldiğini belirtti. “Tüccara mahkum bir piyasa var” diyen Gürer, tarımda kamu ağırlığının artırılması gerektiğini savundu. Üreticinin korunması için alım fiyatı yerine taban fiyat uygulanmasını, kredi borçlarının ötelenmesini ve faizlerin silinmesini önererek, bu adımların üretimin artmasına ve ithalata duyulan ihtiyacın azalmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Tarımda sürdürülebilir üretim için kooperatifçiliğin güçlendirilmesi gerektiğini de belirten Gürer, küçük aile işletmelerinin desteklenmesini istedi. Üretim öncesinden pazarlama aşamasına kadar kooperatiflerin daha etkin rol alması gerektiğini ifade ederek, böylece üreticinin gelirinin korunabileceğini ve tüketicinin daha uygun fiyatla ürüne ulaşabileceğini savundu. Gürer, tarımdaki sorunların çözülmemesinin gıda fiyatlarına da yansıdığını belirterek, tarladaki düşük fiyat ile marketteki yüksek fiyat arasındaki farkın aracılık yapısı ve artan maliyetlerle büyüdüğünü söyledi. Kırsal nüfusun korunması ve küçük üreticilerin desteklenmesi gerektiğini dile getirerek, tarımsal üretimin güçlendirilmesinin hem gıda fiyatları hem de istihdam açısından önem taşıdığını kaydetti.
Kaynak: Karar


