TSKB/Ünüvar: Bir ülkenin tek amacı fiyat istikrarı olamaz
Özet haber: Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Başekonomisti Dr. Burcu Ünüvar, küresel büyümedeki zayıflık ve artan ticari korumacılığın rekabet koşullarını kalıcı olarak değiştirdiğini söyledi.

Bu yıl 5’incisi düzenlenen Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde keynote konuşması yapan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Başekonomisti Dr. Burcu Ünüvar, dünya ve Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği sürece yönelik değerlendirmelerini paylaştı. Dünyada riskler ve tehditler bitmese de belirsizliğin azaldığına dikkat çekerek, ekonomileri etkileyecek tehditlerin ve bunların hangi kanallardan geleceğinin daha görünür hale geldiğini söyledi. İş dünyasına “Akışta kalmayın” çağrısı yapan Ünüvar, mevcut koşullarda krizlerin geçmesini bekleyerek yol almanın mümkün olmadığını ifade etti.
Ünüvar, risklerin yalnızca büyüklüğüne değil, süresine de bakılması gerektiğini belirterek uzayan krizlerin ticaret rotalarından enerji yatırımlarına kadar iş yapma biçimlerini değiştirdiğini anlattı. Önümüzdeki dönem “şu risk geçse de ben bir yoluma baksam, petrol fiyatı bir düşse benim başka hiçbir derdim yok” diyebileceğimiz bir dönem olmadığını vurgulayan Ünüvar, “Hürmüz kapısı açılsa başkası kapanacak, petrol düşse başkası çıkacak. Önümüzdeki dönemin böyle olduğunu anlayarak planlarımızı yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Dünya ekonomisinin uzun süredir tarihsel büyüme ortalaması olan yüzde 3,5’in altında kaldığını söyleyen Ünüvar, geçmişte zayıf büyüme dönemlerini telafi eden güçlü büyüme yıllarının artık görülmediğine dikkat çekti. Ünüvar, “Pasta küçülüyor ve pastanın küçüldüğü yerde maalesef dostluk olmuyor. Dünya ekonomisi şirinler köyü değil ve olmayacak” dedi. Bu ortamda ülkelerin kendi şirketlerini ve sektörlerini önceleyen politikalara yöneldiğini belirten Ünüvar, meselenin yalnızca gümrük tarifeleri olmadığını vurguladı. Kısıtlayıcı ticaret önlemlerindeki artışın daha kapsamlı bir korumacılığın göstergesi olduğunu ifade ederek şirketlerin planlarını bu koşulların devam edeceğini dikkate alarak yapması gerektiğini söyledi. Küresel finansman koşullarını ise bir “havuz problemi” üzerinden anlatan Ünüvar, merkez bankalarının bilançolarını küçültürken yapay zeka yatırımları ve savunma harcamalarının finansman ihtiyacını artırdığını belirtti. Yüksek borçluluğun da eklendiği bu tabloda piyasa faizlerinin yalnızca merkez bankalarının kararlarıyla açıklanamayacağını söyledi. Küresel faizlerdeki yükselişin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Ünüvar, borç yükünün enflasyonu yeniden tetikleyebilecek bir sorun olduğuna işaret etti. Ekosistem krizinin de enflasyon tahminlerinde dikkate alınması gerektiğini belirterek kuraklığın üretim ve dış ticaret yolları üzerindeki etkilerinin izleneceğini kaydetti.
Türkiye ekonomisinde bu yıl yüzde 3 veya biraz altında büyüme, yüzde 30 civarında enflasyon beklediklerini açıklayan Ünüvar, gelecek yıl için enflasyon tahminlerinin şimdilik yüzde 26-27 bandında olduğunu söyledi. Türkiye’nin enflasyonu düşürme önceliğinden vazgeçmemesi gerektiğini vurgulayarak “Bir Merkez Bankası’nın tek amacı fiyat istikrarı olabilir. Ama bir ülkenin tek amacı fiyat istikrarı olamaz” dedi. Ünüvar, sanayi politikalarının ve kaliteli insan sermayesinin acilen gündeme alınması gerektiğini belirtti. Dış talepteki yavaşlamaya ve Çin rekabetine dikkat çeken Ünüvar, TSKB araştırma ekibinin Türkiye ile Çin’in Avrupa Birliği’ne sattığı 96 ürünü incelediğini aktardı. Bu ürünlerin yarıdan fazlasında Türkiye’nin Çin karşısında pazar payı kaybettiğini söyledi. Sektörlerin kapasite gelişimine ilişkin çalışmalarının da sorunların yalnızca faizle açıklanamayacağını gösterdiğini belirten Ünüvar, bazı sektörlerin hem düşük hem yüksek faiz dönemlerinde kapasitelerini azalttığını anlattı. Bu sektörlerin yaşadığı sorunların çözümünü yalnızca faiz indiriminde aramanın yeterli olmayacağını ifade etti.
Doğrudan yabancı yatırımlarda ucuz iş gücünden teknolojiye ve nitelikli insan kaynağına doğru bir değişim yaşandığını belirten Ünüvar, Türkiye’nin zenginleşmeden yaşlandığı uyarısında bulundu. Yaklaşık 21 milyon kadının iş gücüne katılamadığını söyleyerek bu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İş dünyasına yalnızca mevcut koşullara dayanmayı değil, dönüşümün parçası olmayı hedeflemesi çağrısı yapan Ünüvar, “Kapasite, makine, müşteri, ürün, bildiğimiz, alıştığımız her şeyi sorgulamaya ve gerekirse değiştirmeye hazır mısınız?” diye sordu. Mevcut makinelerin yanına yenilerini ekleyerek veya aynı iş modelini sürdürerek geleceğe hazırlanmanın yeterli olmayacağını belirtti.
Kaynak: Ekonomim

