Uzmanlardan meme kanserinde erken tanı ve doğru tedavi uyarısı
Özet haber: Türk Tıbbi Onkoloji Derneği üyeleri, meme kanserinde aile öyküsü bulunmasa da düzenli taramanın önemine dikkat çekerek mamografi, kemoterapi ve bitkisel ürünlerle ilgili yanlış inanışları değerlendirdi.
İstanbul’da Meme Kanseri Farkındalık Ayı ve 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü kapsamında toplantı düzenleyen hekimler, toplumun sıkça yönelttiği sorulara yanıt verdi. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, meme kanserinin Türkiye’de ve dünyada kadınlarda en sık görülen kanser olduğunu belirterek erken evrede tanı konulduğunda tamamen iyileşme şansının bulunduğunu söyledi. Eren, Türkiye’de meme kanseri taramasının ücretsiz yapıldığını ve tedavi seçenekleri konusunda Türk onkologlarına güvenilebileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Handan Onur Topuzlu, hastaların büyük bölümünde belirgin bir aile öyküsü bulunmadığını aktararak ailede kanser görülmemesinin tarama gerekliliğini ortadan kaldırmadığını vurguladı. Meme kanserinin erkeklerde de görülebileceğini belirten Topuzlu, düzenli kontrollerin hastalığın erken yakalanması ve tedavi başarısının artırılması açısından önem taşıdığını kaydetti.
Prof. Dr. Gül Başaran, mamografide kullanılan düşük doz radyasyonun oluşturabileceği riskin, önerilen tarama yaşlarında erken tanının sağlayacağı yararla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başaran ayrıca, BRCA genleri başta olmak üzere kalıtsal risklerin belirlenmesinde genetik danışmanlığın önemine işaret etti.
Meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını belirten Prof. Dr. Yeşim Eralp ise tedavinin tümörün biyolojik özellikleri ve hastalığın evresine göre kişiselleştirildiğini açıkladı. Uygun hastalarda hormon tedavileri ve hedefe yönelik ilaçlar gibi seçenekler nedeniyle her hastanın kemoterapi almak zorunda olmadığını aktardı.
Prof. Dr. Özlem Sönmez, doğal kabul edilen her ürünün güvenli olmayacağı uyarısında bulunarak bitkisel karışımların ve kontrolsüz takviyelerin kanser ilaçlarıyla etkileşebileceğini belirtti. Prof. Dr. Başak Oyan Uluç da tedavi sonrasında düzenli takip, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün önemini vurguladı. Dernek, hastaların bilimsel temeli olmayan yöntemler yerine hekimlerinin önerdiği tedaviyi izlemesi çağrısında bulundu.
Kaynak: CNN Türk

