Medeni Kanun'un kabul edilişinin 100. yıl dönümü Ankara'da sempozyumla kutlandı: 'Laiklik cumhuriyetin kök hücresi'
Özet haber: Laiklik Meclisi ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu ortaklığında düzenlenen "Medeni Kanun'un 100. Yılı: Cumhuriyet, Yurttaşlık ve Laiklik" sempozyumu düzenlendi. Sempozyumda, cumhuriyetin kök hücresinin laiklik olduğu, laikliğin hukuk, emek mücadelesi, yurttaşların eşitliği ve uluslaşmayı etkilemesinin merkezinde Medeni Kanun'un olduğu vurgulandı.

Medeni Kanunu'nun 100. yılı nedeniyle dün, Laiklik Meclisi ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) ortaklığında “Cumhuriyet, Yurttaşlık ve Laiklik” başlıklı sempozyum, Ankara Barosu Toplantı Salonu'nda düzenlendi. 'İLERİCİ BİR ADIM' VURGUSU Sempozyum; Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) Vakfı Başkanı Oğuz Gemalmaz , Laiklik Meclisi Sözcüsü Umut Kuruç ve Ankara Barosu Başkanı Av.
Elçin Özge Şimşek Çağlayan 'ın açılış konuşmasıyla başladı. Açılış konuşmalarında; Medeni Kanunu'nun Türk halkının uygarlık seviyesine yükselmesinde, kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal haklarının kazanılmasında ve laiklikliğin toplumsal düzenin uygulanmasında ilerici bir adım olduğu, özellikle kadınların mevcut mücadelesinde Medeni Kanun'un önemli bir zemin oluşturduğu vurgulandı.
'MADDİ KOŞULLARI DEĞİŞTİRECEK DEVRİMCİ İRADE' Açılış konuşmasında Laiklik Meclisi Sözcüsü Umut Kuruç; Medeni Kanunumuz cumhuriyetin laik hukuk temelidir. Ümmet, teba yerine yurttaşlardan oluşan bir toplumsal yapının hukuki kuruluşu ve güvencesidir. Yurttaşlık temeli, toplumsal hakların ve bu hakları daha ileri taşıyabilme bilinci ve iradesinin varlığını sağlar.
Ancak bugün cumhuriyetin bütün kurumlarıyla tasfiyesini içeren karşı devrim saldırısını yürütenler tarafından hedef alınıyor. Bunu görmek, buna göre maddi koşulları değiştirecek bir devrimci iradeyi ortaya koymak gerekiyor dedi.
'GELECEK HEPİMİZİN ÇABASINA İHTİYAÇ DUYUYOR' Ankara Barosu Başkanı Çağlayan da Medeni Kanun'un cumhuriyetin hukuk devrimi, laiklik ve eşitlik anlayışının en önemli kazanımlarından biri olduğunu vurgulayarak; Nasıl ortak bir yaşam kurmak istiyoruz?
Kadınların eşit olduğu, emeğin değer gördüğü, kimsenin inancı ve yaşam biçimi nedeniyle dışlanmadığı, hukukun herkes için güvence oluşturduğu bir gelecek, hepimizin çabasına ihtiyaç duyuyor ifadelerini kullandı. 'HUKUK EŞİTLİĞİN ÜZERİNE KURULUDUR' Sempozyumun açılış sunuşunda konuşan iktisatçı Prof. Dr. Bilsay Kuruç da Hukukun temeli eşitliktir. Özgürlük bunun yapışık kardeşidir, ikisi parametremizdir.
Hukuk eşitliğin üzerine kuruludur. İnsan bunu devrimle öğrendi. Bizim devrimimiz; sadece Sevr'den kurtulmak değil, Akdeniz medeniyetinde yerimizi almak için yapılmış bir mücadeledir. Laiklik cumhuriyetin kök hücresidir. Eğer Medeni Kanun'un başka bir adı olsaydı, laiklik kanunu olurdu. Çünkü metnin her hali eşitlik. Bizim medeniyetinizin kök hücresi, laiklikte yatan medeniyettir dedi.
'ULUSLAŞMA LAİKLEŞME İLE SAĞLANDI' Açılış kısmının ardından Hande Heper ’in kolaylaştırıcılığında “Cumhuriyetin Hukuku: Medeni Kanunla Tebaadan Yurttaşa” başlıklı ilk oturum gerçekleşti. Oturumda kamu kukukçusu Tevfik Can Peker “Medeni Kanun ve Cumhuriyet’in Laikleşme Süreci” , 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Av. Şenal Sarıhan “Kadın ve Kamusal Yaşamın Dönüşümü” , Av. Nazan Moroğlu “Devrim Yasamız Medeni Kanun 100.
Yaşında” ve Mahmut Aslan “Cumhuriyet, Aydınlanma ve Yurttaşlık” başlıklarında söz aldı. Konuşmacılar, Medeni Kanun'un cumhuriyet kurumlarını laikleştirdiği ve yurttaşlığın eşitliğini sağladığı vurguladı. Osmanlı'da denenen uluslaşma hamlesinin, cumhuriyetin Medeni Kanun'un hukuku laikleştirmesiyle sağlandığı belirtildi.


