GLP-1 ( Zayıflama) iğnesiyle kilo verenlere uyarı: Zayıflarken sağlığınızdan ve kaslarınızdan olmayın
Özet haber: Diyetisyen Bürge Köker, son dönemde obezite tedavisinde popülerleşen zayıflama iğneleri (GLP-1) hakkında kritik uyarılarda bulundu. Hekim kontrolünde iştahı kesen bu iğneleri kullanırken kas kaybını önlemek, küçülen porsiyonların besin değerini korumak ve mide bulantısı gibi yan etkilere karşı alınması gereken önlemler haberimizde.

Son yıllarda kilo kontrolü ve obezite tedavisinde devrim yaratan, halk arasında "zayıflama iğnesi" olarak bilinen GLP-1 temelli tedaviler giderek popülerleşiyor. Ancak iştahı hızla kesen ve tartıda hızlı düşüşler sağlayan bu iğnelerin bilinçsiz kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Arama motorlarında "Zayıflama iğnesi yan etkileri nelerdir?", "İğne kullanırken nasıl beslenmeli?" ve "Kilo verirken kas kaybı nasıl önlenir?" sorularını araştıranlar için Diyetisyen Bürge Köker'den çok önemli uyarılar geldi. Sürecin sadece iğne vurulmaktan ibaret olmadığını belirten Köker, tedavi sonrası beslenme planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
İştah kapatıcı tedaviler sürecinde hastaların beslenme ve yaşam tarzında dikkat etmesi gereken temel kurallar:
Az ama sık, tolere edilebilir küçük proteinli öğünler
Günlük yaşam gücüne ve kas kütlesi oranına bakmak
Yumurta, yoğurt, balık, tavuk ve baklagil tüketmek
Bulantı/kusmayı görmezden gelip iğneye devam etmek
Hekime başvurarak dozaj ve tedavi güncellemesi yapmak
Bilinçsizce protein tozu ve sentetik vitamin kullanmak
Doktor ve diyetisyen tavsiyesiyle doğal yoldan beslenmek
Halk arasında zayıflama iğnesi olarak bilinen GLP-1 (Glukagon benzeri peptid-1) tedavileri, beyindeki iştah ve tokluk sinyallerini değiştirerek çalışır. Diyetisyen Bürge Köker, iştahın azalmasının vücudun protein, vitamin, mineral ve sıvı ihtiyacını ortadan kaldırmadığının altını çiziyor.
İştah kapatıcı iğnelerin kullanımı sırasında hastaların yaşam kalitesini etkileyen bazı gastrointestinal (sindirim sistemi) yan etkiler ortaya çıkabilmektedir. Özellikle tedaviye yeni başlandığı haftalarda veya hekim tarafından doz artırımı yapıldığında mide bulantısı, kusma, ishal, kabızlık ve genel karın rahatsızlığı en sık görülen şikayetlerdir. Diyetisyen Köker, bu belirtiler yaşandığında hastaların kendi başlarına doz değiştirmemesi gerektiğini ve mutlaka tedaviyi yürüten sağlık kuruluşuna (Endokrinoloji veya Dahiliye uzmanına) başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Hızlı kilo kayıplarında karşılaşılan en büyük tehlike, giden kilonun sadece yağdan değil, aynı zamanda yağsız vücut kütlesinden (kaslardan) olmasıdır. Kas erimesi, vücudun metabolizma hızını çökerten en önemli unsurdur.
Mide bulantısını tetiklemeyen, az hacimli ancak protein ve vitamin açısından yoğun (nutrient-dense) beslenme programı:
1 adet haşlanmış yumurta, 1 dilim az yağlı beyaz peynir, 1 ince dilim ekşi mayalı veya kızarmış ekmek
Güne yüksek kaliteli proteinle başlamak, kızarmış ekmekle mide asidini emmek
1 çay bardağı sade kefir veya 3-4 yemek kaşığı probiyotik yoğurt
Bağırsak florasını korumak, sıvı formda kolay protein almak
100-120 gr ızgara/haşlama tavuk göğsü veya az yağlı kıyma ile yapılmış 3-4 adet ızgara köfte
Kas yıkımını önleyecek temel lösin (aminoasit) ihtiyacını karşılamak




